İşimiz Çok, Vaktimiz Kısa…

Hamza ER


Hâmd etmeliyiz ki, en güzel şekilde yaratıldık, donatıldık ve sayısız nimetlerle kuşatıldık… Tevhid, Adalet, Merhamet eksenli bir çabanın memurları kılındık…

Artık sorumluluk bekleniyor bizlerden; elimizi taşın altına sokmamız, hayrın taşıyıcıları, münkerin dağıtıcıları olmamız isteniyor.

Bu isteğin sahibi Rabbimiz Allah(c)…  O, hayatı ve ölümü, amel (davranış ve eylem) bakımından hangimizin daha iyi (ve güzel) işler ortaya koyacağını görmek için yarattığını bizlere bildirdi. (bkz. 67/Mülk,2)

Peki, yüce makamdan gelen bu isteğe ilgisiz kalınabilir mi?

Bizler, Rabbimize karşı sorumlu olduğumuzu unutmadan, kulluk merkezli bir hayatın derdini hissederek yola çıktık. Salihlerden, öncülerden olabilmeyi arzu ederek ferdi ve kitlesel çabaların inşasıyla uğraştık…

İşte AKMER, bu dertlenmenin ve çabaların bir sonucu olarak doğdu…

Tevhid inancına tam bağlı, ilkelerinden asla sapmayan, batılın çirkefliğine karşı (elbisesini) kimliğini, iffetini temiz tutan, izzetli ve bir o kadar merhametli, insanlığın hali için dertlenen, hüzünlenen, “onlar bilmiyorlar” hassasiyeti gösteren, düşmanla karşılaştığında ise izzetli ve güçlü duran bir neslin inşası için çalışıyoruz.

Mekke’nin kör cahiliyesinde Medineleri kuracak, Mekkeleri Feth edecek Nesilleri Hz.Peygamber(s) nasıl ilmik, ilmik dokuyarak yetiştirmişse, bugün bizlerde geleceğe İslamın rengini verecek nesillerin yetiştirilmesini kendimize hedef bildik.

Toplumun her kesiminde farkındalık oluşturmak istiyoruz

Bizler, dikkate alınmayan, oturup konuşulmayan, doğumu ve ergenliği arasında hiç ama hiç fark edilmeyen evlatlarımıza, çocuklarımıza özel olduklarını hissettirmek istiyoruz.

Siyasi kamplaşmalarla çatıştırılan, birbirlerine düşman edilen gençlerimizi İslamın birleştirici gücüyle bir olmaya çağırıyoruz.

Sanal iletişimden başını kaldıramayan, fanatik, kavgacı, saygı ve ahlaktan yoksun olarak şikâyet edilen gençlerimizi “Sabikûn Gençlik Hareketiyle” Öncülerden kılmaya çalışıyoruz.

Tüketim, moda, dizi ve magazin girdabına kapılmış, sürekli faydasız ve boş uğraşların tarafı olarak tanımlanan hanımların, İslam davasının bir kanadı olmalarını, sorumlu Müslüman bir eş ve anne seviyesine yükselmelerini elzem görüyoruz.

Ve davet ediyoruz;

Politik kavgalar, siyasi ihtilaflar ve lider hegemonyalarının yorduğu, bunalttığı insanlığı, Adaletli İslami bir tavra, tercihe sahip olmaya davet ediyoruz.

Farklı kavimlerden, ırklardan oldukları için birbirlerine üstünlük dayatan, ayrışan insanlığı, İslam sancağı altında kardeş olmaya, kucaklaşmaya davet ediyoruz.

Hocacı, cemaatçi duvarları aşamayanları, statüko kurbanlarını; Kur’an merkezli, Resulün pak örnekliği temelinde omuz omuza birlikte yürür hale gelmeye davet ediyoruz.

Çaba bizden, başarı ve zafer Allah(c)’tandır.

O’nun yolundan ayrılmayınca, sevince, yüreğini ortaya koyunca, “ben” likten çıkıp “biz” olabilmeyi becerince, tüm kapıların açılacağına, rahmet ve yardım sağanağının mü’minleri kuşatacağına sonuna kadar iman etmekteyiz…

Bizler biliyoruz ki, atılanı hedefine ulaştıran, yürüyüşü menziline vardıran, sözü kalplere ulaştıran Allah’tır. O’nun desteğini hak eden bir topluluğun kaybetmesi de imkânsızdır.

Bugüne kadarki başarabildiklerimizin sahibi olan Allah’a hamd ediyor, daha yapmamız gereken birçok çalışmanın önündeki engelleri kaldırması için O’ndan yardım ve destek niyaz ediyoruz.